Feysbuk da bir arkadaşım beni Pekmen oyununa davet etmişti. Bilgisayar oyunu oynamayı sevmeyen ben, nedense bu oyunu görünce bir oynayayım dedim. Öncelikle bana gelen bu oyun nasıl oynanıyordu bunu bulmam lazımdı. Bu oyunu oynamak için bilgisayarın kasasına jeton atmam gerekiyor mu acaba? 
Oyunun kurallarını okumadan oyuna başlamıştım. Başlamasına başlamıştım ama oyunda hangisi bendim?.
Bir bekleyeyim bakalım oyunda neler oluyor? 1 garip şey 1 sarı renkli şeyi kovalıyor. Şimdi de kovalayan sayısı 2, hatta 3 ardından 4 olmaya başlamıştı. 4 şey 1 şeyi kovalıyordu. 4 şey ben olamayacağıma göre, o zaman kovalanan benim diğmi?
Oyunun ilerleyen dakikalarında oyuna alışmaya başlıyordum. Pekmen oynarken aklıma bir sürü şey geliyordu. Mesela, Şarlo’nun sessiz filmlerinde Şarlo’yu kovalayan adamlar olur ya, bu oyunda aynı böyleydi sanki. Oyunda çok iyi gidiyordum. Hatta oyun listesinde gözüken arkadaşların oyun puanlarını görüp, o puanları geçmek istedim bir an. Bu yaptığıma belki de hırs deniyordu. Oyun oynadığım müddetçe hırslı olmaya başlamıştım. Oysa ki hırs denen şey ben de pek mevcut değildi. Puan olarak herkesi geçmeli, birinci olmalıyım fikri giderek oturmaya başlamıştı ben de. Sonra bir an da Cesur Yürek filmi aklıma geldi. Cesur Yürek filminde William Wallace, savaş alanında zırhlı bir İngiliz askerinin maskesini çıkarıp yüzünü gördüğünde kendi adamını görüp şok olur ya. İşte o an karşı güç İngiliz askerler de, William'a yaklaşmaya başlar. İngiliz askerler vurdu vuracak neredeyse William'a. William’ın adamı da o ara William'ı kurtarmaya gelir. Biz ekran başındakiler hep bir ağızdan ;
Hadi ata bin William. Hadiii William.
Lunaparklardaki atlı karınca gibi hadi atla ata işte.
Herkesin bildiği üzere William ata biner ve oyun ağzıyla konuşursak William savaş alanında yanmaz.
Bilgisayar da oyunuma devam ederken emesenimi de açık unutmuştum. Bir an da internetin tüm hit sitelerini kullanıp alın size; emesense emesen, feysbuksa feysbuk diyordum neredeyse... O ara bir kız arkadaş emesende titreşim üzerine titreşim gönderiyordu bana. Oysa ben rekora çok yaklaşmıştım. Bu arada rekor uğruna sağ elimin kemikleri acımaya başlamıştı. Arkadaş bir titreşim daha göndermişti. Bendeniz titreye-titreye Azer Bülbül olmuştum. Oyunu hiç durdurmadan arkadaşa;
Serdo : Rekor kırıyom bekle.
diye hızlı-hızlı yazmış oyunuma dönmüştüm tekrar.
Arkadaş : Böyle yaparak beni kırıyorsun ama demişti.
Sonra kız arkadaşa şunu söyledim :
Serdo : Seni kıracağıma rekoru kırarım daha iyi. 
• 2007-12-10 17:58:24 - :)
sevgiler